içinde

HavalıHavalı

Türkçe Ağır Metalin Kara Taylan’ından Küfür Gibi Albüm!

Taylan Ayık ile yeni solo albümü “Küfür” hakkında konuştuk, merak ettiklerimizi sorduk.

Kadıköy, Akmar, doksanlar… Bir dönem hepimiz sabretmeyi ondan öğrendik. Taylan Ayık, 25 yıl önce kurucusu olduğu Diken grubu ile çıkardıkları “Hedef Büyük” albümü ve listelerden düşmeyen “Öğret Bana” şarkısı ile Türk rock müzik tarihi hafızasına kazınmayı başardı. Otuz yıllık müzik kariyerinde ise Heavy metalin ateşini daima harlayan Taylan Ayık ile yeni solo albümü hakkında konuştuk.

Yeni bir solo albüm fikri planlarında var mıydı? Diken’in dağılma kararı bu süreci hızlandırdı mı?

İlk solo çalışmam, 2004 yılında Diken’in o dönemki elemanları tarafından dağıtılıp, benim de haksız yere ‘Diken’ ismini kullanmamın engellenmesiyle ortaya çıkmıştı. İsmi kullanamayınca yine o yıllarda yapımcım olan sevgili Serdar Öztop’la beraber, söz ve müzikleri tamamen bana ait olan bir çalışmaya grup ismi vermenin mantıksız olacağını düşünmüştük.

“Hadeyan” albümünün ardından, 2019 yılı sonlarında ev stüdyosu ortamımda Diken’den bağımsız enstrümantal riff kayıtları yapmaya başladım. Daha önce de riff kaydedip yayınlıyordum ama bu sefer işin içine videolar hazırlamak girince, daha bir özgün ve tek başına takılan müzisyen havası içine girdiğimi hissettim. Videoları, son derece amatör olan youtube kanalımda paylaşmaya başladım. Bu iş ciddi anlamda hoşuma gitmişti ama artık işin içine beni 30 küsur yıldır metal müzikte var eden vokalimin de girmesi gerektiğini düşünüyordum. Uzun zamandır ilgilendiğim crossfit sporu ile müziğimi birleştirme fikri sürekli kafamda dolanıyordu. Buna kayıtsız kalamadım ve ‘Yükle’ şarkısını yazdım. Bu benim yeni dönemim için bir milat oldu. İdman yaptığım spor salonundaki videolar da dahil tüm aşamalarını, tek başıma hazırladığım Yükle’yi, 2022 Nisan ayında sevgili Kubilay Kapsız’ın labeli olan Rec-Cat records etiketiyle yayınladım. Yükle kendi çapında bir ilkti ve baya ilgi çekti. Bu durum bana solo çalışmalara devam etme konusunda deyimi yerindeyse ‘gaz vermiş’ oldu ve 4 şarkıdan oluşan “Yürüyen Öfkem (Uca Dağlar)” EP’si peşinden geldi.

Diken kadrosu ‘Ağır İtaatsizlik’ albümünün ardından uzun bir süre aktif olamadı. Bazı konserlerin iptal olması, elemanların bir araya gelememeleri ve başka nedenlerden dolayı ekip son olarak 1 Temmuz 2022’de Metalkamp Festivali’nde sahne aldıktan sonra Ekim ayı sonunda dağılma kararı aldı. Diken’in dağılmasının ardından yeni bir solo albüm yapma fikri daha da netleşti ve Kasım 2022’de, daha önce de 2005 yılından tanıştığım ve 2022 yılı içinde bazı deneysel çalışmalar yaptığımız davulcum, sevgili Can Ekici ile beraber ‘Küfür’ albümünü yazmaya başladık.

(Fotoğraf: Kaan Koçakoğlu)

Bu albümde şarkı yazma süreci nasıl işledi? Diken grubu ile yaptığın şarkıları da düşününce, solo olarak yaptığın şarkı ve besteleri oluştururken ilham kaynakların değişime uğradı mı?

Ben 32 yıldır aynı şekilde şarkı yazıyorum. Diken’de ya da solo çalışmalarda bu süreç hiç değişmedi. Herhangi bir konu bana sonsuz ilham verebiliyor. Hemen akılda kalıcı bir nakarata, belli oranda müzikal kafiye barındıran sözlere ve elimde yığınla bulunan rifflere bunu dökebiliyorum. Yalnız Küfür albümünde Diken’den daha farklı olarak, konuları daha politik ele almaya çalıştım. Sound ve riffler ise yine Diken’in klasik heavy tarzından daha sert ve thrash metal duvarlarında gezen bir yapıya evrildi. Yer yer modern metal öğelerine de yer vermeye ve Diken etkisinden kurtulmaya çabaladım. Dinleyicilerden gelen tepkiler de bu soundun Diken’den daha farklı ve özgün olduğu yönünde. Tabii unutmadan ekleyelim, davulların bu sefer canlı çalınması ve Can’ın kendine özgü çalım tekniğinin de bunda büyük payı var.

Kariyerine dönüp baktığında müzik yapmak konusunda doyuma ulaştım diyebiliyor musun? Pişmanlıkların var mı?

Benim 90’lı yıllarda pek çok kişinin dalga geçtiği bir sloganım vardı: “Azim, çalışma, hedef.” Bugün biraz klasik gibi gelse de bu slogan, yaptığım müzikte doyum diye bir şeyin olmadığını, sürekli olarak yeni şeyler üreterek var olmanın hedef olarak belirlenmesi gerektiğini hatırlatır bana hep.

Pişmanlık denebilecek şeylere gelirsek, belli dönemlerde, müziğime bazı ‘zorunlu aralar’ vermek durumunda kalmış olmamdır. Bunu sık sık sorgularım. Akılsızca davrandığım çok zamanlar oldu. Ama hepsi bir ders niteliğindeydi ve ne yaşanırsa yaşansın, sonuçta kendimi hep zincirli mikrofon ayaklığımın önünde buldum. Metal böyle bir girdap; sizi her neredeyseniz oradan alır ve içine çeker. Bırakmanız imkansızdır.

Küfür albümü beklenenin aksine son derece sert soundlara sahip, bu albüm Taylan Ayık için bir iç anlatı ve soyunma hali diyebilir miyiz?

Demin de söylediğim gibi Küfür, benim her açıdan Diken’den bağımsızlığımı ilan ettiğim bir manifesto niteliğinde. Yazdığım sözlerde bu sefer daha bireysel bir bakış açısı ortaya çıktı. Kaba tabirle tek olduğum ve de karışan-görüşen olmadığı için kafamdaki bütün fikirleri rahatça ortalığa dökebildim.  Sorudaki soyunma bu oluyor sanırım. (Gülüyor)

Küfür, sözleri, riffleri ve soundu ile tamamen başka bir atmosfere sahip. Delirmekten caymayı küfür addeden şey, kendini akıllı zannedenlerin kuyusuna taşları doldurmakla alakalı. Metal bir tür delilik hali zaten. Normal bir kafayla bu soundun içinde o sözleri bağırmanız imkansız.

Küfür’deki sert soundu yaratmaya; bahsettiğim o riff videolarını yaparak, 1-2 yıllık bir sürecin sonunda erişebildim. Ben işin mutfağındayım. Metal müziğin mutfağı, korkunç bir çalışma disiplini ve özveri ister. Mesela saatlerce bir gitar tonu ararsın, tamam bu oldu dersin ama ertesi gün dinlediğinde içine sinmez. Küfür, böyle bir çalışma süreci sonunda ortaya çıktı. Bu aşamalarda; başta davulcum Can Ekici olmak üzere, video klibimizde yer alan ve sahne ekibimizde de yer alacak olan değerli kardeşlerim miks ve mastering ustası Kubilay Kapsız, Yalnız Hayal albümünde ve 2009’daki Diken albümünde beraber çalıştığımız sevgili Gökhan Bakın ve Taşmektep kurucu gitaristi sevgili Melih Gürkan kardeşimin ve özellikle bir yıl boyunca şarkıların her aşamasına tanık olan, özellikle de Zehir şarkım için ilham veren sevgili Meriç Yapıcı kardeşimin de çokça desteği ve yardımı oldu. Her zaman başka kulakların sizi dinlemesi ve eleştirmesi gerekiyor.  Onlara çok teşekkür ediyorum.  Benim gibi bir adamı sabırla dinledikleri için.

Kimi zaman tarzın kimi zaman yaptığın müzik ve hatta yorumları sıkça eleştirilen birisin. Bu konu seni rahatsız ediyor mu, nasıl bir yaklaşım sergiliyorsun?

90’lı yıllarda da günümüzde de hala daha sıkça eleştirilere maruz kalıyorum. En başta 90’larda “Türkçe metal olmazzz!” saçmalıklarına, Türk metalinde sözel bir devrim yaparak, sağlam bir yanıt vermiştik. Ondan sonra işin içine siyaset karıştı. Sağcı, faşist ve zorba olmakla itham edildim yıllarca. Söz konusu Hedef Büyük albümünde tek bir ırkçı veya faşist söz bulunmamasına rağmen, yazdığım epik sözler, yıllar boyu bu çirkin tartışmanın içine çekildi. Bu mevzular, yabancı metal guruplarınca uzun zamandır işlenmesine ve bizim camiadan tek bir eleştiri almamalarına rağmen, tüm kabağın büyüğünün bizim başımıza patladığını düşünüyorum.  Yine de yıllarca, bir şekilde müziğime devam edip bu tartışmalardan sıyrılabildim. 2016’dan sonraki Diken albümlerinin politik ve protest yaklaşımına sahip çok az metal gurubu vardır Türkiye’de.

Kişisel hakaret içermediği sürece müziğimle ilgili olumsuz tüm eleştirileri dikkatle dinlerim.  Sonuçta yine bildiğimi okurum tabi. (Gülüyor)

Şarkı sözlerini yazarken müziğe mi yoksa sözlere mi daha çok önem veriyorsun? Öncelikle baz aldığın hangisi oluyor?

Öncelikle, metal müzik basit ve ilkeldir. Senfonikleştirdiğiniz an, onun ilkel hali de kaybolur, başka bir şeye dönüşür. Ben bu konuda ABD metalini köken alırım. Her zaman kısa, basit ve akılda kalıcı şarkılar yazarım. Elimde mutlaka bir riff bulunur. Bu rifflere uygun bir konu bulur, konuya uygun bir nakarat ve nakaratı baz alarak sözler yazarım. Hepsi bir şema gibidir. Dolayısıyla hepsi ayrı ayrı öneme sahip. Birbirini bütünler. Nakarat çok önemlidir benim için. Dinleyici şarkını mırıldanmıyorsa ortada gerçekten bir gürültü var demektir. Konserlerde seyirci şarkılara eşlik edebilmeli, yıllarca o melodiler hatırlanmalı. Metali karmaşıklaştırmaya gerek yok bence. Basit hali çok daha güzel duruyor.

Bu albümde en çok hangi şarkıları yaratma süreci zorluk çıkardı? Yaşadın mı böyle bir zorluk?

Albümü davulcum Can ile beraber hazırladık. Ben şarkıları önce maket bir davul yazarak kaydederim. Daha sonra ritim gitar, bas gitar ve solo gitarları çalar ve vokalleri okurum. Bu şekilde Can’a yollarım. Can kendi kısımlarını şarkıya uygun gördüğü şekilde çalarak düzenleme yapar ve bana gönderir. Ben de miksaja yerleştiririm. Son olarak mastering işleri ve şarkıyı bitiririz.

Şarkıları yaratma aşamasında sorun yaşamam genelde; konular bol, riffler bol. En büyük zorluklar kayıt esnasında ortaya çıkıyor. Bu albümde beni en çok zorlayan Zehir parçası olmuştu. Riff oldukça kazıktı ve defalarca çalmak zorunda kalmıştım. Kayıt işi çok hassas, en ufak hata göze çarpar. Beni en çok Küfür şarkısının vokalleri zorladı. 2,5-3 saatlik zorlu bir mücadele sonunda bitirebilmiştim. Kafes parçasında ise o çığlıkları 3-4 kez atmak zorunda kalmıştım. Kayıtları kendi odamda ve bir apartman dairesinde yaptığımı düşünürseniz, durumun korkunçluğu, zorluğu kat kat artıyor. (Gülüyor.)

Hem ufak bir sır vereyim, bu albümün şarkılarının bazılarını, albümden çok çok önce riff olarak paylaşmıştım.

Size gelen geri dönüşleri de baz alarak, dinleyiciler tarafından en çok hangi şarkı beğenildi? Bu şarkının senin için özel bir önemi var mı?

Dijital ortam dinlemelerinde albümün giriş parçası “Uyan” açık ara önde gidiyor. Ardından “Uzak Dur” ve “Zehir” geliyor. İlk üç bu şekilde. Sosyal medya hesaplarımda yaptığım anketlerde de bu üçlü değişmedi. Albümdeki şarkı sıralaması aslında ilginç bir anekdot barındırıyor. Şarkı sıralamasını, besteleri yapma sırasına göre dizdim. Böylece albümün içindeki bir yıllık süreç kendini göstermiş oluyor. Uyan benim için de özel bir yere sahip. Hem albüme başladığım dönemi simgeliyor hem de Diken’den bağımsızlaştığım o miladı vurguluyor. Şarkının içeriği ülkedeki cehalete ve yarattığı felaketlere gönderme yapıyor. Bu yüzden Uyan şarkısının video klibini büyük kayıplar yaşadığımız 6 Şubat Kahramanmaraş-Gaziantep depreminde hayatını kaybeden insanlarımıza adadık.

Peki, Diken ve solo çalışmalarınla birlikte tüm şarkılar arasında en sevdiğin şarkın hangisi ve neden?

Çok zor bir soru. Nasıl cevaplayayım. (Gülüyor.) Ama Hedef Büyük albümünden “Önderim Ben” parçası benim için çok özeldir. O şarkı gençliğimde kendime gaz verişlerimin toplamını ifade eder. Üstelik içeriği itibariyle ülkedeki en megaloman şarkıdır. Tam bir övünç kaynağı benim için. Küfür albümünde ise “Uzak Dur” ve “Zehir” şarkıları. Bu ikisi her dinlediğimde “Vay be! Ne yazmışım!” dedirtiyor. Gördüğünüz gibi herhangi bir değişim yok, aynı Taylan yıllardır devam…

Diğerleri arasında daha fazla sevildiğine şaşırdığın bir şarkı oldu mu? “Neden o şarkı daha popüler oldu” diye düşündün mü?

‘Tek Kelimem’ şarkısı, Hedef Büyük albümüne, dönemin “Heavy metalde ballad olacak aga!” anlayışı sonucu, istemeden koyduğum bir şarkımdı. İlginç bir şekilde hala seviliyor. Romantizm ve duygusallık her dönem tutuyor tabi. Konserlerde “Tek Kelimem çalsana!” diyenlere “Gitarımın teli koptu üzgünüm” ya da “Arkadaşlar akorlarını unutmuşum” diyorum. (Gülüyor)

Önümüzdeki günlerde yeni projeler var mı? Küfür son albüm mü?

Ben her dönem yeni üretimlerle yoluna devam etmiş bir müzisyenim. Anlatacak bu kadar konu, Serdar Ortaç’ınkilerden bile daha çok beste varken, üretmeden durmak imkansız. Sonbaharda yeni bir tekli gelebilir. Belli aralıklarla tekli ve EP’lerle yola devam. Albüm de olabilir tabi. Sound daha da sertleşecek şimdiden söyleyelim bunu da.

Yıllardır WASP hayranlığın ön plandaydı, yeni nesil müzisyenlerden takip ettiğin ve dinlediğin birileri var mı?

1993 yılından beri WASP çizgisinde beste üretimlerim ve soundum devam etti. 2018’de Hadeyan albümüyle birlikte ibre, Over Kill ve Testament çizgisinde, thrash sularına kaymaya başladı. Tabii beste olarak. Vokal çizgim hala Blackie Lawless etkisindedir. O kolay kolay değişmez.

Yeni sayılmaz ama bu dönem Lamb Of God ve adı sanı bilinmedik Southern Texas metal guruplarını takip ediyorum. Kafes bu tarzdaki ilk denememdir. Five Finger, Death Punch ve Disturbed da favorimdir. Her daim ABD diyorum ben. Emperyalizmi hariç tabii!

Son olarak sevenlerine ve dinleyicilerine bir mesajın var mı?

Diken’in dağılmasına üzüldüklerini biliyorum ama unutmasınlar ki Hedef Büyük de bir solo albüm sayılır. Tüm söz ve müzikleri bana ait olduğu için. İsmin önemi yok bence. Ağır metal icra ettiğim sürece o boyunlarınızı koparmaya devam edeceğim. Tüm dijital ortamlardan ve sosyal medyadan takip edin ve önümüzdeki dönemde konserlere gelin. Sert bakışlarla kalın!

Bildiri

Ne düşünüyorsun?

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

Yeni Araştırma: Dinlemeyi Bilirseniz Bitkiler Sizinle Konuşabilir!

Evrendeki En Eski Canlılardan Biri: Kaplumbağalar